Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

(¯`·._.·[ßu®aK]·._.·´¯)

Ülker İlköğretim Okulu 4-5-6-7-8 Sınıflarına Yardımcı Site.. - Dini Bilgiler, Dini resimler, Dini Videolar, İbretli Hikayeler, Güzel Hikayeler, Peygamberimizden Anılar, Hadisler, Ayetler... -

Hz. Muhammed

Hz. Muhammed Mustafa (a.s) (571 - 632)

 

Hz. Muhammed (S.A.V), 571 yılında Mekke'de doğdu. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz.Muhammed (S.A.V), büyükbabası Abdülmuttalip'ın himayesine girdi. Hz.Muhammed (S.A.V), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip'de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı. 10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı. Bu ağır koşullara rağmen Hz. Muhammed (S.A.V) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı. Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı.

Hz. Muhammed (S.A.V) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti. Daha sonra Hz. Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti. Hz. Muhammed (S.A.V) 595 yılında Hz. Hatice ile evlendiğinde 25, Hz. Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı. Hz. Muhammed (S.A.V) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı. 40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi. Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı. Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi. Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü. Hz. Muhammed (S.A.V) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahi geldi. Bu vahi, Allah tarafından Cebrail adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi. Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz. Muhammed (S.A.V) evine döndü ve eşi Hz. Hatice'den kendisini örtmesini istedi. Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu. Hz. Hatice hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu. Daha sonra Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı. Hepsi inanıp Müslüman oldular.

VEDA HUTBESİ "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

"İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise ,bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise ,bu şehriniz (Mekke)nasıl bir mübarek şehir ise ,canlarınız,mallarınız,namuslarınızda öyle mukaddestir,her türlü tecavüzden korunmuştur.

"Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız.O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir.Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın.Olabilir ki burada bulunan kimse ,bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım! "Kimin yanında bir emanet varsa ,onu hemen sahibine versin.biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır.Allah böyle hükmetmiştir.İlk kaldırdığım faizde Abdulmuttalibin oğlu (amcam)abbasın faizidir.lakin ana paranız size aittir.ne zulmediniz nede zulme uğrayınız.

"Ashabım! "Dikkat ediniz ,cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır ,ayağımın altındadır.cahiliye devrinde güdülen kan davalarda tamamen kaldırılmıştır.Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalibin torunu İlyas bin Rabia’nın kan davasıdır.

"Ey insanlar! "Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir.Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir.Dinimizi korumak için bunlardan da sakınınız .

"Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helal kıldınız .Sizin kadınlar üzerinde hakkınız ,kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır .Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır.Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir.kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları ,meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey müminler! "Size iki emanet bırakıyorum ,onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız .O emanetler Allah'ın kitabı Kur' an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.

"Müminler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz .Müslüman müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda ,malıda helal olmaz.Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

"Ey insanlar! "Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir.Her insanın mirastan hissesi ayrılmıştır. mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur.Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir.Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın.Cenab-ı hakk bu gibi insanların ne tevbelerini nede adalet ve şehadetlerini kabul eder .

"Ey insanlar! "Rabbiniz birdir .Babanızda birdir .Hepiniz Adem'in çocuklarısınız .Adem ise topraktandır.Arabın arab olmayana arab olmayanında arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır .Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. "Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. "Dikkat ediniz!şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani haksiz yere öldürmeyeceksiniz.Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar "la ilahe illallah" deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emr olundum.Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar .Hesapları ise Allah'a aittir.

"İnsanlar! "Yarin beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz? Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; "Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz,bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz,diye şehadet ederiz".Bunun üzerine Resul'i Ekrem Efendimiz şehadet parmağını kaldırdı ,sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu;

"Şahid ol Yarab!Şahid ol yarab!Şahid ol yarab!"

Hz. Muhammed (S.A.V), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu. Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahi gelmedi. Yine Hira'da iken Hz. Muhammed (S.A.V)'e ikinci vahi geldi. Hz. Muhammed (S.A.V), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi. Kureyş kabilesinin şefleri Hz. Muhammed (S.A.V)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar. Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu. Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (S.A.V)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar. Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Hz. Muhammed (S.A.V) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu. Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz. Muhammed (S.A.V)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar.

Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı. Hz. Muhammed (S.A.V) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı. Bu olay Kureyş liderlerinin Hz. Muhammed (S.A.V)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı. İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz. Muhammed (S.A.V), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı. Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz. Muhammed (S.A.V)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar.

Hz. Muhammed (S.A.V); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi. Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (S.A.V)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler. Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz. Muhammed (S.A.V)'i öldüreceklerdi. Ancak Hz. Muhammed (S.A.V) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı. Hz. Muhammed (S.A.V) ve Hz. Ebu Bekir, Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar. Burada Medineliler tarafından karşılanan Hz.Muhammed (S.A.V), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı.

14 günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz. Muhammed (S.A.V), Kuba ile Medine arasındaki Benisalim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz. Ebu Eyyubi Ensari'ya misafir oldu. Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu. Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı. İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu.

Hz. Muhammed (S.A.V), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı. Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı. Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı Müslümanlar kazandı. Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhut dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı. Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi. Bu savaşta Hz. Muhammed (S.A.V)'in amcası Hz. Hamza ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz. Muhammed (S.A.V) yaralandı. Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler. Hz. Muhammed (S.A.V) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti. 20 gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler. Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı. Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti. Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı. Hz. Muhammed (S.A.V)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz. Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı. Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı. Hz. Muhammed (S.A.V) 630 yılında 10.000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler. Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti. Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı.

632 yılında 100.000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz. Muhammed (S.A.V) ünlü veda hutbesini okudu. Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi. İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu. Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz. Muhammed (S.A.V) aniden rahatsızlandı. 8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe'nin kucağında vefat etti. Hz. Ayşe'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi.

Hz. Muhammed'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Ali ile evlenen Fatma çocuk sahibi olmuştur.

SURELER VE DUALAR OKUNUŞ & ANLAMI

( (4,5,6,7,8) SINIFLAR İÇİN)   MÜFREDATTA YER ALAN
SURELER ANLAMLARI
FATİHA SRESİ ANLAMI
El hamdü lillâhi rabbil âlemîn.Er rahmâni’r rahîm.Mâliki yevmi’d dîn.İyyâke na’büdüVe iyyâke nesteıyn.İhdina’s sırâtal müstekıym.Sırâta’llezîne en’amte aleyhimGayril mağdûbi aleyhimVe led dâllîyn. (Âmin) Övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.O Rahman ve Rahîm’dir.Din (kıyamet) gününün sahibidir.Yalnız Sana ibadet eder,Ve yalnız Sen’den yardım dileriz.Bizi doğru yola ilet.Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna,Gazabına uğrayanlarınVe sapmışların yoluna değil.
ASR SURESİ

ANLAMI

Ve-l Asrİnnel insâne lefi hüsrİllellezîne amenü ve amilüs-sâlihâtiVe tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis-sabr Asra yemin olsun kiİnsanlık ziyan içindedirAncak İman edip,Salih amel işleyenler Ve birbirlerine Hakkı ve Sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır
FİL SURESİ ANLAMI
Elem terakeyfe feale rabbüke biashabil fîl.Elem yec’al keydehüm fî tadlîl.Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.Termîhim bihıcâratin min siccîl.Fe ce’alehüm ke’asfin me’kûl. Görmedin mi?Fil ordusuna Rabbinin yaptığınıOnların düzenlerini boşa çıkarmadı mı?Onlara Ebâbil kuşlarını gönderdi.(Kuşlar) onların üzerine sert taş atıyordu.Sonunda onları yenik ekin gibi yaptı.
KUREYŞ SURESİ ANLAMI
Li îlâfi kurayşin.îlâfihim rıhlete’ş şitâ’i ve’s sayf.Fel ya’büdû Rabbe hâze’l beyt.Ellezî et’amehüm min cû’inVe amenehüm min havf. Kureyş’in güvenliği sağlandı,Yaz ve kış seferlerinde;O halde Kâbe’nin Rabbine kulluk edin.O ki açken doyuran,Korku içindeyken güven verendir.
MAUN SURESİ ANLAMI
Eraeytellezî yükezzibü biddîn.Fezâlikellezî yedü’ul yetîm.Ve lâ yehuddu alâ taâmil miskîn.Fe veylün lil musallîn.Ellezînehüm an salâtihim sâhûn.Ellezînehüm yürâûn.Ve yemneûnel mâûn. Dini yalanlayanı gördün mü?İşte o, yetimi itip kakar.Yoksulu doyurmaya yanaşmaz.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,Onlar namazlarını ciddiye almazlar.Onlar gösteriş yaparlar.(Onlar) hayra da (iyiliğe) engel olurlar.
KEVSER SURESİ ANLAMI
İnnâ a’taynâ kel kevser.Fe salli li rabbike venhar.İnne şânieke hüvel ebter. Sana Kevser(nimetleri)i verdik.Öyleyse Rabbin için namaz kıl,kurban kes.Şânı ortadan kalkacak (soyu tükenecek) olan, sana kin tutandır
KAFİRUN SURESİ ANLAMI
Kul yâ eyyühel kâfirûn.Lâ a’büdü mâ ta’büdûn.Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd.Ve lâ ene âbidün mâ abettüm.Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd.Leküm dînüküm veliyedîn. De ki: Ey İnkârcılar.Ben sizin taptıklarınıza tapmam.Benim taptığıma da siz tapmazsınız.Asla sizin taptığınıza tapacak değilim.Benim taptığıma da siz tapmazsınız.Sizin dininiz size, benim dinim bana.
NASR (İzâ câe) SURESİ ANLAMI
İzâ câe nasrullâhi vel feth(u).Ve raeytennâse yedhulûnefî dînillâhi efvâcê.Fe sebbih bihamdi rabbikevestağfirhü.İnnehû kâne tevvâbâ. Allah’ın yardımı ve zaferi geldiğinde,İnsanların, girdiklerini görürsün,Allah’ın dinine akın akın.(O zaman)Rabbini överek tesbih et.O’ndan bağışlama dile.Çünkü O tövbeleri kabul edendir.
LEHEB (tebbet) SURESİ ANLAMI
Tebbet yedâ Ebî Lehebin ve tebb.Mâ ağnâ anhü mâlühû vemâ kesebSeyaslâ nâran zâte Leheb.Vemra’etühû hammâletel hatabi.Fî cîdihâ hablün min mesed. Ebû Leheb’in elleri kurusun,kurudu daMalı ve kazandığı O’na fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak.Karısı da odun taşıyıcısı olarak,boynunda iple (yanacak)
İHLÂS SURESİ ANLAMI
Kul hüvallahü ehad.Allahü’ssamed.Lem yelid ve lem yûled.Ve lem yekün lehû Küfüven ehad. De ki: O Allah birdir.Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.O doğurmamış ve doğmamıştır.O’nun hiçbir Dengi yoktur.
FELAK SURESİ ANLAMI
Kul eûzü bi rabbil felak.Min şerri mâ halak.Ve min şerri gâsikın izâ vekab.Ve min şerrin neffâsâti fil ukad.Ve min şerri hâsidin izâ hased. De ki: Sabahın Rabbine sığınırım,Yaratıkların şerrinden,Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden,Düğümlere üfüren büyücülerin şerrinden,Kıskandığı zaman hasedçinin şerrinden,
NAS SURESİ ANLAMI
Kul eûzü birabbin-nâs.Melikin-nâs. İlâhin-nâs.Min şerril vesvâsil hannâsEllezî yüvesvisü fî sudûrin-nâs.Mine’l cinneti ven-nâs. De ki: Sığınırım insanların Rabbine,insanların sahibine, insanların İlâhına.Sinsi vesveseci (bozguncu) den, 0 ki insanların kalplerine şüphe verendir,Cin ve insanlardan (olan bu kimseler) 
 

        

DUALAR ANLAMLARI
SÜBHANEKE DUASI ANLAMI
Sübhanekâllahümmeve bihamdik(e).Ve tebare kesmük(e).Ve teâlâ ceddük(e).[Ve celle senâük(e)]Ve lâ ilâhe gayrük. Allahım! Seni tesbih eder,Sana hamd ederim.Senin adın mübarektir.Senin şanın yücedir.[Senin övgün uludur.]Senden başka Tanrı yoktur.
ETTEHIYYÂTÜ DUASI ANLAMI
Et-tehıyyâtü lillâhiVessalevâtü vettayyibât.Es selâmü aleykeEyyühen nebiyyüVe rahmetullâhi ve berakâtüh.Es selâmü aleynâve alâ ibâdillâhis-sâlihîn.Eşhedü en lâ ilâhe illallahVe eşhedü enne MuhammedenAbdühû ve rasûlüh. Beden ve mal ile yapılan ibadetler,dualar,senalar Allah içindir.Selâm sana,Ey Peygamber!Allah’ın rahmeti ve bereketi sana olsunSelam ve esenlik bize veAllah’ın sâlih kullarının üzerine olsun.Şahidim ki Allah’tan başka ilah yoktur.Ve Şahidim ki Hz.MuhammedAllah’ın kulu ve peygamberidir.
ALLAHÜMME SALLİ DUASI ANLAMI
Allahümme salli alâ MuhammedinVe alâ âl-i Muhammed.Kemâ salleyte alâ İbrâhîmeVe alâ âl-i İbrâhîm.İnneke hamîdün mecîd. Allahım! Rahmet et, Muhammed’eVe Muhammed’in ailesine.Tıpkı Rahmet ettiğin gibi,İbrahime veİbrahim’in ailesine.Şüphesiz Sen çok övülen ve şereflisin
ALLAHÜMME BARİK DUASI ANLAMI
Allahümme bârik alâ MuhammedinVe alâ âl-i Muhammed.Kemâ bêrakte alâ İbrâhîmeVe alâ âl-i İbrâhîm.İnneke hamîdün mecîd. Allahım! Mübarek et, Muhammed’iVe Muhammed’in ailesini.Tıpkı Bereketlendirdiğin gibi,İbrahim ve ailesini.Şüphesiz Sen çok övülen ve şereflisin
RABBENA  ÂTİNA DUASI ANLAMI
Rabbenâ âtinâ fid dünya haseneten.Ve fil’âhirati haseneten.Ve kınâ azâben nâr Rabbimiz! Bize Dünyada iyilik,Âhirette de iyilik ver.Ve bizi Cehennemden koru
RABBENA’ĞFİRLİ DUASI ANLAMI
RabbenağfirlîVe li vâlideyyeVe lil mü’minîneYevme yekûmül hisâb Rabbimiz!Affet. Beni,Anne, babamıBütün inananları,Hesap gününde
KUNUT DUALARI-1 ve 2 ANLAMI
Allahümme innâ nesteıynüke.Ve nestağfiruke ve nestehdîk.Ve nü’minü bike ve netûbü ileyk.Ve netevekkelü aleyk.Ve nüsnî aleyke’l hayra.Küllehû neşkürük.Ve lâ nekfürük.Ve nahleu ve netruküMen yefcüruk Allahım! Bize yardım et,Bizi affet,doğruluğa ilet,Sana inanır,Sana tövbe eder,Sana güveniriz.Her hayrı Senden bilir,överizSana şükrederiz.Sana nankörlük etmeyiz.(Hayatımızdan) çıkarır ve terk ederiz,Sana isyan edeni.
Allahümme iyyâke na’büdü.Ve leke nusalli ve nescüdü.Ve ileyke nes’â.Ve nahfidü nercû rahmeteke.Ve nahşâ azâbek.İnne azâbeke bilküffâri mülhık. Allahım! Yalnız Sana ibadet eder,Sana namaz kılar ve sana secde ederiz.Sana koşarız.Senin rahmetini ümit eder,Azabından korkarız.Azabın inkarcılara ulaşır.
AYET’EL KÜRSİ ANLAMI
Allahu Lâ ilâhe illâ hüvel HayyulKayyûmLâ te’huzühû sinetün velâ nevmLehû mâ fi ssemâvâti ve mâ fil ardMenzellezî yeşfe’u ındehû illâ bi iznihYa’lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehümVe lâ yuhîtûne bişey’in min ılmihî illâ bimâşâeVesi’a kürsiyyühüs semâvâti vel ardVelâ ye’ûdühû hıfzu hümâ Ve hüvel aliyyül azîm Allah, O’ndan başka ilâh yoktur.Diridir.  Her şeyi idare eden yönetendir.O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku.Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur.İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir?O, kullarının yaptıklarını da yapacaklarını bilir.O dilemedikçe insanlar O’nun ilminden hiçbir şey kavrayamazlar.O’nun Kürsüsü (Hakimiyeti) gökleri ve yeri içine alır.Onları koruyup gözetmek O’na zorgelmez.O, Yücedir, büyüktür.
KADİR SURESİ ANLAMI
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr Leyletül kadri hayrun min elfi şehrTenezzelül melâiketü ver Rûhu fihâBi izni Rabbihim min külli emrSelâmün hiye hattâ matla’il fecr.  Biz onu (Kur’an-ı) Kadir Gecesinde indirdik.Kadir Gecesinin ne olduğunu senbilir misin?Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece,Rablerinin izni le her iş için inerler,O gece sabaha kadar selamettir.
                                                            

KUR'AN'DA ANILAN HAYVANLAR



“Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız!” (el-A’raf / 40)

2- Sivrisinek



“Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).” (el-Bakara / 26)

3- Katır

“Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (en-Nahl / 

4- Buzağı


“Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da: "(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.” (Hud / 69)

“Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.” (el- Bakara / 51)

5- İnek


“"Bizim adımıza Rabbine dua et, bize onun ne olduğunu açıklasın" dediler. Musa: Allah diyor ki: "O, ne yaşlı ne de körpe; ikisi arasında bir inek." Size emredileni hemen yapın, dedi.” (el-Bakara / 68)

“Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere inek ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır. Biz elbette doğru söyleyeniz.” (el-En’am / 146)

6- Yılan


“Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir yılan oluverdi!” (el-A’raf / 107)

“Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık bir yılan (oluvermiş)!” (eş-Şuara / 32)

7- Çekirge


“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

“Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde kabirlerden çıkarlar.” (el-Kamer / 7)

8- Eşek - Merkep


“Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.” (el-Cum’a / 5)

“Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (en-Nahl /

“Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman / 19)

9- Dev Balık – Balina


“Yunus kendini kınayıp dururken onu dev bir balık yuttu.” (es-Saffat / 142)

“Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, dertli dertli Rabbine niyaz etmişti.” (el-Kalem / 48)

10- Domuz

“Allah size ancak ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Her kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphe yok ki Allah çokça bağışlayan çokça esirgeyendir.” (el-Bakara / 173)

“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.” (el-En’am / 145)

11- At



“Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.” (Al-i İmran / 14)

12- Kurt


“(Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım. Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten âciz kimseler sayılırız.” (Yusuf / 13-14)

“Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.” (Yusuf / 17)

13- Sinek


“Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!” (el-Hacc / 73)

14- Bıldırcın


“Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve "Verdiğimiz güzel nimetlerden yiyiniz" (dedik). Hakikatte onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.” (el-Bakara / 57)

“Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.” (TA-HA / 80)

15- Koyun


“(Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin.” (el-En’am / 143)

16- Kurbağa


“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

17- Örümcek


“Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; hâlbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!” (el-Ankebut / 41)

18- Karga



“Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim" dedi ve ettiğine yananlardan oldu.” (el-Maide / 31)

19 – Kelebek


“O gün insanlar yayılmış kelebekler gibi olurlar.” (el-Karia / 4)

20 – Fil



“Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı?” (Fil / 1)

21- Maymun


“İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara "sefil maymunlar olun!" dedik.” (el-Bakara / 65)

“De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".” (el-Maide / 60)

22- Aslan

“Aslandan kaçmaktalar.” (Müddessir / 51)

23- Bit


“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

24- Köpek


Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler.” (el-A’raf / 176)

25- Keçi


“(Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin.” (el-En’am / 143)

26- Karınca


Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.” (en-Neml / 18)

27- Arı



“Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.” (en-Nahl / 68)

28- Hüdhüd


“(Süleyman) kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?” (en-Neml / 20)

HOŞGÖRÜLÜ OLMAK

Bir adam kotu yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alir.
Neden sonra, yaptiklarindan pisman olur ve hic olmazsa iyi bir sey
yapmis olmak icin
bunu Haci Bektas Veli 'nin dergâhina kurban olarak bagislamak ister.
O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi islevi goruyordu. Durumu Haci
Bektas Veli 'ye
anlatir ve Haci Bektas Veli
 
- ' helal degildir ' diye bu kurbani geri cevirir.
Bunun uzerine adam Mevlevi dergâhina gider ve ayni durumu Mevlana 'ya
anlatir .
 
Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder.
 
Adam ayni seyi Haci Bektas Veli'ye de anlattigini ama onun bunu  kabul
etmemis
oldugunu soyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
 
Mevlana soyle der:
 
- Biz bir karga isek Haci Bektasi Veli bir sahin gibidir. Oyle her  leşe
konmaz .
 
O yuzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul  etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Haci Bektas dergâhi'na gider ve Haci Bektas Veli 'ye,
Mevlana 'nin
kurbani kabul ettigini soyleyip bunun sebebini bir de Haci Bektas Veli 'ye
sorar.
 
Haci Bektasi Veli de soyle der:
 
- Bizim gonlumuz bir su birikintisi ise Mevlana'nin gonlu okyanus gibidir.
Bu yuzden,
bir damlayla bizim gonlumuz kirlenebilir ama onun engin gonlu kirlenmez .
 
Bu sebepten dolayi o senin hediyeni kabul etmistir.'

6. SINIFLARA PERFORMANS ÖDEVİNE YARDIMCI SİTE

Sevgili Öğrencilerim,

Size vermiş olduğum performans görevini, aşağıdaki adrese girerek yapabilirsiniz : "Peygamberimizin Hayatı" (yani "Siyer-i Nebî)

[6 sınıflar için...]

http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?sayfa=1&yid=1

GERÇEK SEVGİ

Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

çimleri biçtiğim için 5 lira,
odamı temizlediğim için 2 lira,
alışverişe gittiğim için 5 lira,
küçük kardeşime baktığım için 3 lira,
çöpü attığım için 1 lira,
iyi bir karne getirdiğim için 10 lira
bahçeyi temizlediğim için 2 lira.

Toplam borç , 28 YTL

Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı
ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA,
hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım,
senin için dua ettim BEDAVA,
yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA,
senin için gecelerce kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA,
oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım,
giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM.

Ve bunların hepsini topladığın zaman,
gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün…

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.

Annesine baktı, “Anneciğim seni seviyorum” dedi
ve kalemi alarak bu kağıda

“HEPSİ ÖDENMİŞTİR” yazdı.

BEBEK VE GELİNCİK

Uzaklarda bir köyde, kocası çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan
hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak
bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.

Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir
hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu
doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.
Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden
ayrılmak veyavrusunu evde bırakmak zorunda kalır.

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.

Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir.Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.Kaşları çatık

BİR YAŞAM

Yazı yazmak için okyanus sahillerinde bulunan bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür. Biraz yaklaşınca bu kişinin sahile vuran deniz yıldızlarını okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır:


- Neden deniz yıldızlarını okyanusa atıyorsun?


Genç adam yanıtlar:
- Birazdan güneş yükselip sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler.


Yazar sorar:
- Kilometrelerce sahil, binlerce deniz yıldızı var. Ne fark eder ki?
Genç adam eğilir, yerden bir deniz yıldızı daha alır ve okyanusa doğru fırlatır.


- Onun için farketti ama…Göz kırpan

ELMASTAN ÖNEMLİ TAŞ..

Hasırcızade Mehmet Ağa, bir gün Fuat Paşa’nın yanında iken paşanın pırlanta yüzüğüne dikkatle bakmağa başlamış. Fuat Paşa sormuş.

- Yüzüğüme mi bakıyorsun?

- Evet Paşam… Taşını merak ettim.

- Elmastır.

- Güzel. Fakat faydası nedir?

- Hiç…

- Peki, ne gelir getirir?

- Hiç.

- Yazık. Benim de babadan kalma bir çift taşım var; bana senede elli altın getirir.

- Amma yaptın ha! Ne taşı ki bu?

- Değirmen taşı! Zira bu taş sayesinde hem nafakamı çıkarıyorum, hem hayır hasenat yapıyorum hem de insanlara bu taş sayesinde hizmet ediyorum.

ALLAH HEP BİZİMLE

Bir gün, bir adam ellerini açıp yalvardı:

- ‘”Allah’ım benimle konuş!” dedi.

Tam o sırada bir çayırkuşu adamın bahçesinde en son şarkısını söylüyordu, ama adam çayırkuşuna kulak vermedi ve devam etti yakarmaya:

- ”Allah’ım benimle konuş!”

Az sonra hava kapandı, gök gürültüsü ve şimşekle birlikte yağmur yağmaya başladı. Fakat adam dinlemedi, yakarmaya devam etti:

- ”Allah’ım! Seni görmeme izin ver!”

O böyle yalvarırken, sağanak yağmur sona ermiş ve güneş bütün ihtişamıyla ışıklarını adamın evine kadar taşımaya başlamıştı. Fakat adam bu manzaraya aldırmadı bile. Her gün gördüğü bir şey değil miydi bu?

Yalvarmaya devam etti:

- ”Bana bir mucize göster Allah’ım!”

O böyle yalvarırken, yakınlardaki evlerden birinden yeni doğmuş bir çocuğun ağlayışları geliyordu kulağına, ama adam bunu da farketmedi.

üzüntüden ağladı adam:

- ”Allah’ım, cevap ver bana! Burada olduğunu bilmemi sağla.”

O sıra, bir kelebek adamın koluna kondu ama adam öbür eliyle kelebeği iteleyip kovdu ve ağlamaya devam etti:

- ” Allah’ım neden bana cevap vermiyorsun?”